Bulgar Krallığı emrindeki Slavlar Güneybatı yönünde harekete geçtiler ve Bosna’nın yüksek arazilerinde yerleşip küçük Sırbistan’ı meydana getirmeye başladılar. O sıralarda Moravia ve Bulgaria iki büyük önemli güç teşkil ediyordu. Moravia günümüz çek cumhuriyeti ve Macaristan civarlarındaki bölgenin ismiydi ve Germanlar buralarda çok fazla misyonerlik faaliyetinde bulundu ancak Bulgaria gibi Moravia’da nasyonalist
Bizanslılar yaptıkları en iyi işlerden biri antik kültürü koruyup kendilerinden sonra ki kuşaklara başarıyla aktarmış olmalarıdır. Bunu yaparken en çok yardım aldıkları toplum kuşkusuz Doğu ve Güney Slavlarıydı. Slavların Bizans ya da daha öncesinde Roma imparatorluğu ile ilk temasları hakkında pek az bilgi vardır. Bilinen şu ki altıncı yüzyılda anavatanları olan Rusya’nın batısında ormanlık alandan yola çıkıp Balkanlara yerleşmiş
Doğu Roma İmparatorluğunun merkezinde yaşayan Konstantinopolisliler şehrin kuruluşundan düştüğü ana kadar sürekli olarak sporla iç içe yaşamışlardır. Bu spor aktivitelerinin büyük bir kısmı Yunan ve Roma Medeniyetlerindeki faaliyetlerin devamı niteliğindeydi ve onların sayesinde Anadolu coğrafyası ve Haçlı seferlerine katılmış Avrupalılarda bu faaliyetlere tanık olup yayılmasını sağladılar. Aradan geçen zamanda
Bizans kültürü, doğu ve batının bir karışmasıydı. Bu yüzden giyim tarzı sadece Byzantium şehrinde giyilen tarzları kapsamadı, Roma İmparatorluğu’nun başkenti olduktan sonra, onun etkisinin altında, İtalya, Yunanistan gibi bölgelerde de giyim açısından takip edildi. İlk başlarda Roma geleneklerinin tamamen aynısı bir giyim tarzına sahipti. Bizans’ta kıyafet değişikliği dördüncü yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun


