Mozaik tesserae adı verilen küçük küpler şeklinde ve çeşitli renklerden ibaret cam, mermer ve tuğladan malzeme ile zemin ve duvar süslemeleri yapılan sanattır. Genellikler kilise ve saray duvarlarını süslemekte kullanılıyordu. Özellikle erken dönem Bizans kiliselerinde geometrik desenlerden ibaret olan mozaikler Konstantinopolis’teki büyük saray kazılarında bulunan zemin ve duvar mozaikleri adeta birer tablo gibidirler.
Doğu Roma İmparatorluğunun merkezinde yaşayan Konstantinopolisliler şehrin kuruluşundan düştüğü ana kadar sürekli olarak sporla iç içe yaşamışlardır. Bu spor aktivitelerinin büyük bir kısmı Yunan ve Roma Medeniyetlerindeki faaliyetlerin devamı niteliğindeydi ve onların sayesinde Anadolu coğrafyası ve Haçlı seferlerine katılmış Avrupalılarda bu faaliyetlere tanık olup yayılmasını sağladılar. Aradan geçen zamanda
Bizans İmparatorluğu ile ilgili olarak gerek mimari , gerek askeri , gerekse saray ve teoloji konusunda birçok eser bulunmasına rağmen eğitim konusunda günümüze ulaşabilen kaynaklar yok denecek kadar azdır.Durum böyle olunca eğitim kim tarafından nerelerde ve ne şekilde veriliyordu soruları keşfedilmeyi bekliyor. Fakat hiç şüphe yok ki İstanbul eğitim kökenini Atina, İskenderiye ve Antakya mirasından almaktadır.
Eğitimin en önemli konularının başında Helen ve Latin gramer eğitimi geliyordu. Aziz Arsenius, Theodosius I tarafından Roma’dan onun iki oğluna öğrenim vermek için çağırtıldı, [...]


