Bizans deniz gücü altın çağını en dikkate değer gemiler olan dromonlar ile yaşadı.  Kürek ve yelken kombinasyonu güç oluşturmak için ilk defa uyum içerisinde dizayn edilmişti. Dromon greko-romen tarzında savaş gemilerinin genel adıdır. Bu sözcük ilk olarak karşımıza Sardis’li Eunapios’un tarih metinlerinde otuz kürekli gemi olarak geçmektedir (4. yüzyıl). Köken olarak ‘Dromos’, yani yol  kelimesinden türediği
Mart, 2010 için arþiv
Mozaik tesserae adı verilen küçük küpler şeklinde ve çeşitli renklerden ibaret cam,  mermer ve tuğladan malzeme ile zemin ve duvar süslemeleri yapılan sanattır. Genellikler kilise ve saray duvarlarını süslemekte kullanılıyordu. Özellikle erken dönem Bizans kiliselerinde geometrik desenlerden ibaret olan mozaikler Konstantinopolis’teki büyük saray kazılarında bulunan zemin ve duvar mozaikleri adeta birer tablo gibidirler.
Bulgar Krallığı emrindeki Slavlar Güneybatı yönünde harekete geçtiler ve Bosna’nın yüksek arazilerinde yerleşip küçük Sırbistan’ı meydana getirmeye başladılar. O sıralarda Moravia ve Bulgaria iki büyük önemli güç teşkil ediyordu. Moravia günümüz çek cumhuriyeti ve Macaristan civarlarındaki bölgenin ismiydi ve Germanlar buralarda çok fazla misyonerlik faaliyetinde bulundu ancak Bulgaria gibi Moravia’da nasyonalist
Bizanslılar yaptıkları en iyi işlerden biri antik kültürü koruyup kendilerinden sonra ki kuşaklara başarıyla aktarmış olmalarıdır. Bunu yaparken en çok yardım aldıkları toplum kuşkusuz Doğu ve Güney Slavlarıydı. Slavların Bizans ya da daha öncesinde Roma imparatorluğu ile ilk temasları hakkında pek az bilgi vardır. Bilinen şu ki altıncı yüzyılda anavatanları olan Rusya’nın batısında ormanlık alandan yola çıkıp Balkanlara yerleşmiş


